Oyun Terapisi

Ne yazık ki çocuklar yaşadıklarını ve hissettiklerini bizim gibi sözcüklerle aktaramazlar. Hoş bizimde sözcüklere dökemeyip içimize hapsolan ve bize nefes alacak yer bırakmayan hislerimiz olabiliyor. Ancak çocuklarda bu durum daha karmaşıktır. Yargılama, soyutlama neden-sonuç ilişkisi kurma gibi yetenekleri henüz gelişmemiş olan çocuklar, yanlış mantık yürütmelerle içlerinde büyüttükleri korku ve kaygıların sonuçlarını semptomsal yollarla belli ederler.

Yeme problemi, alt ıslatma, parmak emme, tırnak yeme, fobi, vb. davranış bozukluklarıyla. Erken çocukluk döneminde sınırlı kelime haznesine sahip olan çocuklar için oyun en etkili araçtır. Oyun çocukların dili, oyuncaklarsa kelimeleridir. Oyunla birlikte çocuklar iç dünyalarını ve yaşadıkları duygularını rahatlıkla ifade ederler. Kurdukları oyun sırasında çocuklar mutluluk, üzüntü, kaygı, şaşkınlık gibi duygularını yansıtır ve iç dünyalarında biriken yüklerinden kurtulmuş olurlar.

Psikanalistlere göre; oyun, çocuğun sağlıklı gelişimini destekleyen işlevsel bir aktivitedir. Öyle ki çocuk geçmişteki hayal kırıklıklarını, korkularını, oyuna çeşitli yönlerden getirirken, bu canlandırmalar gerekli olan boşaltımı sağlar.

Çocuklar oyunlarının yönetmenleridir ve duygusal olarak kendilerini tam olarak gerçekleştirme fırsatı bulurlar. Bunun verdiği mutlulukla sağlıklı gelişime açık olurlar. Oyunun büyük bir bölümü zihinsel faaliyetlerdir, çocuk için yaratma, yaratıcılığını geliştirme faaliyetleridir. Çünkü çocuk oyunda sadece büyüklerin yaptığını yapmaz, kendi algı ve deneyimlerini de ekler”.

Oyunun iyileştirici gücü kanıtlandığından beri çocuklarda terapi yöntemi olarak da sıklıkla kullanılmaktadır. Oyun terapisinin yaratıcılarından olan Axline (1969)’a göre ; “İnsanın içinde kendini iyileştirme gücü vardır. Oyun terapisiyle çocuğun içindeki bu güç açığa çıkar”.

Freud’a göre oyun, çocuğun yalnızca endişelerini değil, arzu ve isteklerinin de işaretini verir. Çocuk oyunda, gerçekte yapamadığı davranışları yapar, kardeşini kıskanan çocuk oyuncak bebeğine eziyet eder.

Yaşımız kaç olursa olsun oynadığımız oyunların günlük yaşamdaki zorluklar karşısında bize güç katan bir faydası vardır. Oyun eğlencelidir, yaratıcıdır, stresi hafifletir, sosyal etkileşimi destekler, iletişime teşvik eder.

Oyun Terapisi çocukların yaşadıkları psikososyal güçlüklerinin üstesinden gelmelerine ve hedeflenen olumlu gelişmeleri destekleyen iyileştirici gücü ortaya çıkarır.

Çocuklar oyun oynarken engellenmeye katlanmayı, duygularını düzenlemeyi, yeni ve bilinmeyen görevlere adım atma cesaretini göstermeyi öğrenirler. Sosyal çekingenliği olan çocuk yeni becerileri öğrenirken içinde yaşadıkları çevrenin yapılandırılmış zorlukları ve sınırlarından uzakta, kontrollü bir ortamda bu becerileri korkmadan denemeyi ve deneyimledikçe geliştirmeyi başarır.

Örneğin travmaları olan bir çocuk sorununu ele aldığı bir oyun hamurunda onu somut hale getirir, var eder, bozar, yeniden yapar ve kabul edebileceği bir şekilde değişime uğratarak geri alır.

Oyun Terapisinde kullanılan kum havuzunda ona acı veren kişi, duygu veya durumları kuma gömerek gözden uzaklaştırır. Çıkartıp yeniden gömdükçe başa çıkma becerilerini geliştirir.

Çocuk oyunlarında yeniden canlandırmalar yapar, rollere girer bu tekrarlarla durumun kontrolünü ele alır. Bu durum çocuğun bastırılmış anılarını bilince çıkartarak, duygulanımı uygun bir şekilde serbest bırakır, olayı tekrar tekrar yaşamasına imkan verir. Deneyimin duygusal boşaltımla tekrar tekrar yaşanması çocuğa olayın üstesinden gelme gücünü sunar.

Oyun Terapisinde kullanılan Minyatürler

Çocuklar oyun terapisinde kullanılan minyatür oyuncaklarla oynarken hayatlarındaki gerçek nesne ve insanlar için temsiller oluşturur ve olaylar üzerinde kontrol duygusu hissederler.

İnsanlar, hayvanlar, binalar, manzara öğeleri, ulaşım araçları, arketipler ve doğaüstü güçlerden oluşan geniş bir yelpazeyle çocuk kendi dünyasını yaratır. Bu yaratış kendini serbest bir şekilde ifade etme, arzuyu gerçekleştirme, olumsuz yaşantıların üstesinden gelmek için çocuğa fırsatlar sunar.

Boşanma ve kayıp süreçlerine dair uyum güçlükleri, kardeş kıskançlığı, okula uyum sorunları, kaygı ve korkular, öfke patlamaları, inatçılık, tırnak yeme, parmak emme, yemek, uyku, tuvalet problemleri, özgüven sorunları, ihmal-istismar gibi konular çocuğun oyunları ile sembolik bir şekilde ortaya konur. Çocuğun oyunları ile çıkardığı malzemeler çocuk hazır olduğu zaman Oyun Terapisti tarafından terapötik ortamda işlenmeye başlar.

Sorunlarını, duygularını kelimelerle konuşarak anlatamayan ya da anlatımda yetersiz kalan çocuklar için oyuncakları kelime, oyunu dil olarak kullandıkları Oyun Terapisi terapötik ortamda en etkili tekniklerin başına yer almaktadır.

davranış problemleri

ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

Şimdi bir hayal çalışması yapalım.. Düşünün ki bir sabah gözlerinizi açıyorsunuz ve kim olduğunuza, nerede …

oyun terapisi

Oyun Terapisinin İşlevi

Oyunun çocuğun hayatında paha biçilmez bir değeri vardır. Henüz dil gelişimi tamamlanmamış çocuklar, oyun üzerinden …

Romantic-Couple

Romantik İlişkilerde Bağlanma

Bağlanma kuramı, John Bowlby tarafından ortaya konulmuş olan ve kişilerin yaşamlarına psikolojik, zihinsel ve sosyo-duygusal …