Makaleler

Group of cute little prescool kids drawing with colorful pencils

Özgül Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)

Özgül Öğrenme Güçlüğü

Okulöncesi ve anaokullu günlerini geride bırakan ve ilkokula geçiş yapan öğrenciler ve ebeveynleri genellikle bu sürece hevesli, heyecanlı ve duygu dolu başlarlar. Günler geçer öğretmene, sınıfa ve okula adaptasyon sağlanır ve akademik program uygulanmaya başlar. Öğretmen sınıf ortalama öğrenme süreçlerini hedef alan bir program uygularken bazı çocuklar bu ortalamanın üzerinde veya altında kalabilirler. Her iki grup içinde farklılaşan programların uygulanabilmesi gerekir. Okul bu özel gereksinimleriyle dikkat çeken çocukları tespit aşamasında önemli bir rol oynar ve potansiyelleri doğrultusunda desteklemeye çalışır ancak bazı öğrenciler akademik bilgi akışını yakalayabilmek için özel gereksinimlere ihtiyaç duyarlar. İşte bu noktada bazı çocukların ilk günlerdeki hevesinden eser kalmadığını hatta okula giderken ayaklarının geri geri gittiği gözlemlenir. Altı – yedi yaşlarında bir çocuk için karşısındakini anlamak ve anlaşıldığını hissetmek çok önemlidir. Akademik güçlükler zaman içerisinde öğretmen ve arkadaşları ile sosyal iletişimini de bozmaya başlar.

Öğrenme Süreci;

Öğrenme bilgiyi alma, işleme ve istenildiğinde geri çağırıp sunabilme işlevidir. Bu akışta sorun yaşayan çocuklar okulda ve evdeki tüm desteklenmeye rağmen güçlük yaşamaya devam ederler.

Özgül Öğrenme Güçlükleri

Özgül öğrenme güçlüğü; okulöncesi yıllarda kendini renk, isim, rakam öğrenmelerinde gösterse de ilkokul çağına gelindiğinde bir tanı alabilmektedir. Çocuğun derslerine katılıyor, çalışıyor olmasına rağmen öğrenememe, öğrendiğini geri çağıramama, unutma şeklinde kendini göstermektedir. Bu özgül güçlük; okuma (disleksi), yazılı anlatım (disgrafi) ve matematik (diskalkuli) alanlarından bir, iki veya üçünde yaşanıyor olabilir. Yapılan araştırmalar her on çocuktan bir (1/10) tanesinde derecesi değişmekle birlikte özgül öğrenme güçlüğü yaşandığını ortaya koymaktadır. Özgül öğrenme güçlüğünün zekâ ile bir ilişkisi olmadığı ve hatta çok yüksek zekâdaki kişilerde bile ortaya çıkabildiği bilinmektedir. Ancak müdahale edilmediği durumlarda yaşam boyu süren gelişimsel bir bozukluk olarak kalmaya devam eder.

Çocuk Nasıl Etkilenir?

Bu hem çocuk hem öğretmen, hem de anne-baba için zorlayıcı bir durumdur. Akademik zorlanmalarla başlar ancak kısa süre sonra etkileri öğretmen, aile ve arkadaş grubunda da hissedilir. Reddedilme, baskı, küçük görme gibi davranış ve etiketlemelerle kişinin özgüven, benlik algısı, kaygı düzeyleri üzerinde de dolaylı ancak kalıcı hasarlara yol açabilir.

Ne Yapmalı?

Böyle bir şüphe durumda çocuğun diğer arkadaşlarının bilgi düzeyinden çok geride kalmadan çocuk psikoloğuna hızlı bir yönlendirme yapılması gerekmektedir. Öğrenme süreci ile ilgili detaylı verilere psikometrik test araçları ile ulaşılıp probleme yönelik bir çalışma ile çocuktaki hem akademik zorlanma azaltılır hem de etkilemesi beklenen duygusal-sosyal alanların zarar görmeden üstesinden gelmek mümkün olur.

Hangi Çalışmalar Yapılabilir?

Özgül öğrenme güçlüğü özellikle algılama süreçlerinde yaşanan sorunlar kaynaklıdır. Bu nedenle çocuğun öğrenme stilinin tespit edilmesi ve tekrarlanacak konuların o stilde (işitsel, görsel, kinestetik öğrenme stili) materyaller aracılığı ile tekrarlanması algılamayı kolaylaştıracaktır.

Yine görsel dikkat (görsel algılama )ve işitsel dikkat (işitsel algılama) desteklenmesi gereken alanlardır. Örneğin görsel algılamada sorun yaşayan bir çocuk için görseli farklılaşan eşya veya çizimler üzerinden sınıflandırma, benzerini bulma çalışmaları yapılabilir.

Uzm. Psk. Duygu KARAKULAK TAKVİM

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

davranış problemleri

ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

Şimdi bir hayal çalışması yapalım.. Düşünün ki bir sabah gözlerinizi açıyorsunuz ve kim olduğunuza, nerede …

oyun terapisi

Oyun Terapisinin İşlevi

Oyunun çocuğun hayatında paha biçilmez bir değeri vardır. Henüz dil gelişimi tamamlanmamış çocuklar, oyun üzerinden …

Romantic-Couple

Romantik İlişkilerde Bağlanma

Bağlanma kuramı, John Bowlby tarafından ortaya konulmuş olan ve kişilerin yaşamlarına psikolojik, zihinsel ve sosyo-duygusal …