Kategori: Evlilik ve Çift Terapisi

vajinismus

Vajinismus Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Tedavisi

Vajinismus nedir?

Halk arasında “ilk gece korkusu” olarak bilinen vajinismus, kadının cinsel yakınlaşma sırasında, cinsel birleşme anıyla ilgili duyduğu kaygından dolayı, kendisini istem dışı kasmasına bağlı olarak cinsel ilişkinin gerçekleşememesi veya oldukça zor, acılı bir şekilde gerçekleşmesine verilen addır. Ödevler düzenli yapıldığında %100 sonuç alınan, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Vajinismusun kadındaki septomları nelerdir?

Kadınlarda hem fizyolojik hem de psikolojik olarak birçok semptom görünür. Fizyolojik olarak; öncelikle vajina çevresi olmak üzere tüm vücutta istemsiz kasılma, bacakları açılmayacak boyutta sıkıca kapatma ve istemsiz olarak eşini itme görülebilir. Psikolojik olarak; korku, tiksinme, kaçınma, kendini suçlama, terk edilme kaygısı, değersizlik hissi ve umutsuzluk oluşabilir. Bunlar bedensel ve zihinsel olarak hissedilen korkuya verilen refleksif reaksiyonlardır.

Vajinismusun erkekteki semptomları nelerdir?

Vajinismus zannedilenin aksine erkeği de fazlasıyla etkileyen bir çift problemidir. Vajinismus tedavi edilmediğinde erkekte; istenmeme, değersizlik ve çaresizlik hissi, eşini/ kendini suçlama, çaresizlik ve öfke gibi duygular oluşabilir. Psikolojik kökenli dönemsel cinsel isteksizlik ve ereksiyon problemiyle karşılaşılabilir.

Çiftler ne zaman vajinismus tedavisine baş vurmalıdır?

Vaijinismus bir erteleme ve kabullenememe hastalığıdır. Birçok çift zamanla olur düşüncesiyle bu hastalığın çözümüyle ilgili aksiyon almayı geciktirmektedir. Vajinismus, hem çift ilişkisinde hem de bireysel kalitelerde her iki partnerde de duygusal yıpranmalara sebep olmakta ve tedaviye başlamak için geçen süre uzadıkça bunların dozajı artmaktadır. Kadın için bahsedilen semptomların sürekli ya da yineleyici olması tanının konması için yeterlidir. Tekrarlayıcı olduğu fark edilir edilmez çift olarak bu alanda eğitim almış bir uzmana başvurulması tavsiye edilir.

Vajinismus tedavisinde neler yer almaktadır?

Vajinismus tedavisi ödevler düzenli yapıldığı takdirde ortalama 10 seans süren hafta üzerine eklenen ödevlerle devam eden yapılandırılmış bir tedavidir. Bu süreçte hem psikolojik hem de fizyolojik olarak rahatlamayı sağlayacak egzersizler aşamalı olarak verilmektedir. Vajinismusun sebeplerinin anlaşılması, psikolojik/ toplumsal baskının dışsallaştırılması, vücudun ve vajinanın kas kontrolünün sağlanması, partnerle ilişkisel sorunların çözülerek haz almanın gelişmesi sonrası yalnıza penisin vajinaya girerek koitin gerçekleşmesi değil, çiftin ilerde de nitelikli ve üretken bir cinsellik yaşayabilir olması için çalışılmaktadır.

Vajinismusla ilgili genellikle bilinmeyen/ yanlış bilinen bilgiler nelerdir?

• Vajinismusun %100 tedavisi vardır.
• Vajinismus kendi kendine tedavi olmaz ya da edilemez.
• Kızlık zarı/ vajina delinmez, yırtılmaz, patlamaz ya da parçalanmaz.
• Vajinanın önünde bir duvar/ perde yoktur, vajina genişleyip daralabilen bir yapıya sahiptir.
• Terapi sırasında vajina esneklik kazanacağı için terapi sonrası ilk birleşmede herhangi bir acı ya da ağrı olmaz.
• Vajinismus tedavisi, her hafta üzerine eklenen ödevlerle yapılandırılmış olarak ilerlediği için ödevlerin aksatılmaması gerekmektedir.
• Cinsel birleşme hatta çocuk olsa bile vajinismus fiziksel ve/ya psikolojik olarak devam ediyor olabilir.
• Her kadın fiziksel ve duygusal olarak hazır olduğu takdirde cinsellikten keyif alabilir.
• Penis boyunun acı ya da hazla doğrudan bir korelasyonu yoktur.
• Cinsellikte yaşanan her sorun gibi vajinismus da bir çift problemidir ve erkeği de doğrudan etkiler.
• Hasta ailelerinin süreçten uzaklaşması terapinin hızı, işleyişi ve rahatlığı için son derece önemlidir.

Uzm. Psk. Selen SALEBCİ
Aile ve Çift Terapisti & Cinsel Terapist
iliskide-guven-sorunu-nasil-asilir

EVLİLİKTE GÜVEN OLUŞTURMANIN 5 YOLU

1-Sonunu getirin!

Verdiğin sözler küçük bile olsa tut. Eğer belirli bir saatte evde olacağını söylediysen, bir gecikme olduğunda partnerini arayıp haber ver. Günlük işlerde güvenilir olmak; daha büyük konu ve sorunlarda partnerinin sana güvenmesini ve itimat etmesini kolaylaştırır.

 

2-Duygusal tehditlerden kaçının!

Kavga sırasında partnerinizi üzmek için onu kıracak şeyleri sırf kavga ediyorsunuz diye söylemeyin. Partnerinizin herhangi kötü bir durumda onu üzmeyeceğinizden emin olması önemlidir.

 

3- Diyalog kurun!

Güveni yenide yapılandırmada küçük ve büyük olayları konuşabilmek güvenin temel taşlarından biridir. Her şeyi masaya yatırın ve duygularınız konusunda şeffaf olun. Bu birbirinize karşı güvenli bağlanmanızı iyileştirir.

 

4-Gerçekçi olun!

Partnerinize tepki göstermeden önce derin bir nefes alın. İlişkinizin geçmişinde kıskançlık ve güvensizlik varsa, bu yeterince anlamadan negatif bir sonuca karar vermenize sebep olur. Herhangi bir suçlama ve şüpheden önce bunların gerçek olup olmadığını düşünün.

 

5-Acele etmeyin!

Güveni kurmak bir gecede olmaz. Eğer kısa zamanda büyük bir değişim bekliyorsanız, kendinizi başarısızlığa hazırlamış olursunuz. Bu uzun bir yolculuktur ve bu yolda çiftlerin birlikte, omuz omuza ilerlemeleri önemlidir.

 

Derleyen

Psikoloji Asistanı Dilruba Onur

 

familypic

Ailenizi Besleyin

Ailenin Temel Gereksinimleri Nelerdir?

  1. Değerli olma duygusu
  2. Güven ortamı
  3. Yakınlık ve dayanışma duygusu
  4. Sorumluluk duygusu
  5. Zorluklarla mücadele ederek onların üstesinden gelmeyi öğrenme
  6. Mutluluk ve kendisini gerçekleştirme ortamı

Aile İçi Bireyler Arası Korunması Gereken Özellik ve Sınırlar

  • Şimdi ve burada olanı görme-duyma (algılama) özgürlüğü,
  • Kendi düşünce, duygu ve farklılıklarını ifade edebilme
  • Kendi arzularına göre birşeyleri isteme veya reddetme özgürlüğü
  • Kendini gerçekleştirmekle alakalı gelişimin desteklenir pozisyonda olması

Aile içi sistem keskin norm, ahlak, değer, kutsal tanımlarından beslense dahi durağan değil aksine kinetikdir. Dönemsel olarak kendini yineleyen bu sistemle alakalı birkaç soru ve aile kavramı ile alakalı alıntılarla sonlandırıyorum.

Elinizdekini kaybetmeden önce üzerine düşünülmesi gereken sorular:

  • Yaşama karşı birlikte tavır alışımızın yansıması mı yoksa nesli devam ettirme içgüdüsünün sürekli gıdıkladığı üreme gerekliliği ve zorlamalarının yasal hali mi?
  • Açıklayamadığınız her şeyin sizi yıkma, yalnızlığa düşürme tehlikesini ortadan kaldırmak için dokunmanın çok değerli olduğu bir kurum mu yoksa yaşayamadığınız ama içinde yer almak zorunda olduğunuz topluma uyum sağlama hali mi?
  • Sığınabileceğiniz ve/veya kendinizi önemli hissedebileceğiniz çok nefesli bir yaşam şekli mi yoksa iki kişilik dünyalara tanınan primleri isteme ısrarcılığı mı?
  • Yaşayamadığınız her şeyin boğazınıza attığı düğümleri sevdiğiniz biri ile birlikte bir bir çözme keyfini yaşama isteği mi yoksa artık çok pahalıya (!) gelen cinsel eş bulma zorunluğunun daha ucuza karşılanması mı?
  • Çevrenizdeki evliliklerden kaçı yola çıktığındaki saflığı koruyabilmiş ?
  • Hangi evlilikte ilk inanmanın gücü,etkisi değerini sorgulatmamış?
  • Hangi dokunuş coşkusunu uzun yıllara tutkuyla sarmalamış?
  • Bekleyişler onları yitirmeden anlam kazanır mı? Oyuncağını masum bir kaybedişle yitiren çocukların bakışlarındaki hüznün anlattığı gibi yitirmeden değeri anlaşılır mı sevdiklerimizin?
  • Ulaşamadıklarımız hep daha değerli değil midir?

Aile ile ilgili söylenmiş sözler:

  • Aile hayatının güzelliği gibi hiç bir $ey yoktur.. oscarwilde
  • Aile, kralların bile giremediği bir kaledir.. emerson
  • Aile toplumun özüdür. Onu tahribe yönelen her şey toplumun tahribine yönelmiş demektir.. butler
  • Bir aileyi idare etmek, bir devleti idare etmekten hiç de daha kolay değildir.. montaigne
  • Bir memleketin yükselmesi, ev ve aile muhabbetine bağlıdır.. charlesdickens
  • Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.. tolstoy
  • Her aile bir tarihtir.. hatta okumasını bilene göre bir destandır.. lamartine
  • Her ailede melekler de bulunur, Şeytanlar da.. josephroux
  • Sizin hayırlı olanınız aile efradına hayırlı olanınızdır..hadis-i Şerif

Aile ve Çift Terapisti
Psikolog Uğur Mikail GÖKSEN

familypic

aile terapisi

Ailenin Kaldırma Kuvveti

Birbirine güçlü duygu, ilişki ve gerçekliklerle bağlı en küçük insan topluluğunu ‘Aile’ olarak tanımlayabiliriz. Bir tür sosyal/duygusal güvenlik sistemidir aile. İnsanoğlu doğada yaşayan türlerden farklı olarak hayata geldiğinde hayatta kalabilecek donanım ve yeterliliğe sahip değildir ve bu beceri, özellikleri edinmesi diğer canlılara oranla çok daha fazla zaman alır. Bebekler ve çocuklar hayatta kalabilmek için ilgiye-bakıma muhtaçdır. Buradaki muhtaciyet aciziyet dahilinde ihtiyaç sahibi olma durumudur ve ihtiyaç duyulan bütün gereksinimler ilk dönemlerimiz itibariyle aile kaynağından sağlanır. Tüm öğrenme ve ilişki kurma hallerimizde ilk dönemlerimiz itibariyle aile’de şekillenecektir. Toplum, Kültür, İnanç, Kimlik, Cinsiyeti, Ahlak, Namus, Ekonomik Sınıf, Fiziksel Coğrafya, Politik yapılanma gibi çevresel sistemle tanışılan, Şevkat, Korku ,Sınır, Güven, Haz, Öfke gibi içsel benliğimizin yapısını öğrenme alanımızdır bu sistem. ( İlgili başlığa bağlı ‘‘Öğrenme, anne karnında başlar’’ isimli kısa bir konuşma ekliyorum; https://www.ted.com/talks/annie_murphy_paul_what_we_learn_before_we_re_born/transcript?language=tr )

Aile ve bu sistemde yetişen çocuk arasındaki ilişki, bilgisayar ve usb bellek arasındaki ilişkiye eşdeğerdir. Bir bilgisayar sistemine entegre edilen görece daha küçük hafızalı bir taşınabilir bellek. Bilgisayarın içeriğinde bulunan dosyaları, görselleri, müzikleri, programları, virüsleri, oyunları taşıyan mini bir bellek. Aile ile kurulan ilişki hayatımızın yetişkin dönemleri itibariyle belirleyicidir.  Aciziyet, ihtiyaç duyma, korunma ve kaynak kullanımı halleri çocukluk dönemi ardı farklı kılıflarda etkisini yitirecek ve çevre/kendimiz ile kurulan ilişki aile’den sıyrılmaya başlayacaktır. ‘İlk Aşk’ genelde unutulmaz ve ilk aşk’ı özel kılan durum ‘Savunmasızlık’ halimizle bağıntılıdır. Sonraki ilişkilerimizde benlik algımız bir önceki deformasyonu yaşamamak adına bağışıklık kazanma eğiliminde olacaktır. Tekrar acı yaşamamak. İlişki ve ilk aşk metaforu, benzetmesi aile içinde şekillenen çocukluğumuza eş değerdir ve çocukluk dönemi edindiğimiz kimi duygu,yargı,tanım ve gerçeklikler ilerleyen yetişkin yaşantımızda her nasıl bir kurulumda olursa olsun bizi köklerimizden etkileyecektir.

 

Aile ve evlilik biçimleri geçmişten günümüze dek farklılaşarak karşımıza çıkmıştır. Her toplumda farklı bir biçimde görünen ailenin değişmez birtakım özellikleri ve işlevleri vardır.
Aile, üniversal bir kurumdur. Her toplumun kendine özgü bir aile biçimi vardır. Aile üyelerinin çocukların yetişmesi ve korunması konusunda belli sorumlulukları olan grup olarak da tanımlanabilir. Ailenin belli başlı işlevleri arasında belki de en önemlisi aile üyelerinin topluma kazandırılması anlamında sosyalizasyon, (bireylerin toplumsal yaşama uyum sağlaması ve edindiği veya edineceği roller ile bu rollerin gereklerini öğrenmesi süreci olarak tanımlamakla birlikte bireylere varolan doğrular içerisinden o toplumun seçmiş olduklarını öğretme ve doğru olarak benimsetme sürecidir ) işlevidir. İkincisi, içinde yaşadığı grubun kültürel başarılarını sürdürmektir.
Ailenin zaman ve mekana bağlı olarak üstlendiği işlevlerde ortaya çıkan farklılaşmalar soyun devamlılığı veya ekonomik işleyiş dışında evrensel olan işlevleri saptamakta sorunlar vardır.
Günümüz toplumlarında ailenin işlevleri farklılaşmış veya bir kısmı tamamen ortadan kalkmıştır.

Aile ve Çift Terapisti

Psikolog Uğur Mikail GÖKSEN

mutlu evliliğin sırları, mayıspsikoloji

Mutlu Evliliğin Sırları

Amerikan Psikoloji Topluluğunun yürüttüğü bir araştırmada; iyi bir evliliğin aşağıdaki 9 psikolojik unsur içerdiği ortaya konmuş.
• Çiftlerin duygusal anlamda ebeveynlerinden ve kardeşlerinden ayrılmış olması. Bu ayrılık kişinin kendi kimliğini, istek ve kararlarını bağımsız olarak yapabiliyor olmasını destekliyor.
• Çiftlerin birbirlerinin değer yargılarına saygıyı kaybetmemeleri. Onun farklı bir birey olduğunu geçmişiyle birlikte kabul etmek ve değiştirmeye çalışmamak.
• Çiftlerin birbirlerinin duygularını gözettiği ve tatmin sağladıkları bir cinsel ilişki için çaba sarf etmeleri. Cinselliğin yolunda gittiği evliliklerde çiftlerin birbirlerine karşı toleranslarının daha çok olduğu görülüyor.
• Çocuk evlilik için bir sınav dönemi gibidir. Bu dönemi birbirlerini duygusal ve fiziksel olarak yıpratmadan atlatmak evliliğin temellerini sağlamlaştırır.
• Aileye çocuk katılana kadar iş hayatında olan bir kadının çocukla birlikte eve kapanması ve ev hanımlığını öğrenmeye çalışması beraberinde sorunlar getirebiliyor.
• Baş başa geçirilen zamana önem vermeye devam etmek. Evlilik ve çocuk bazı durumlarda eşlerin birbirlerine ayrı zaman ayırma alışkanlığının kaybolmasına sebep olur. Özel zamanlar yaratmaya devam etmek romantizmi diri tutuyor.
• Çiftlerin bir birlerini özleyecek zamanlarının olması. Evliliklerde birlikte geçirilen zaman ne kadar önemli ise çiftlerin ayrı zaman geçirmeleri de ilişki açısından gerekli bir alan yaratıyor. Aynı işte çalışan çiftler için bu risk söz konusu.
• Çiftlerin birbirlerine ve ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmaları ilişkinin bağlarını güçlendiriyor.
• İlk zamanlardaki romantizmi devam ettirmek için önemli günlerin hatırlanmaya ve kutlanmaya devam edilmesi.

Mayıs Psikoloji
Aile ve Çift Terapileri Ekibi

vajinismus

Vajinismus Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Tedavisi

Vajinismus nedir? Halk arasında “ilk gece korkusu” olarak bilinen vajinismus, kadının cinsel yakınlaşma sırasında, …

iliskide-guven-sorunu-nasil-asilir

EVLİLİKTE GÜVEN OLUŞTURMANIN 5 YOLU

1-Sonunu getirin! Verdiğin sözler küçük bile olsa tut. Eğer belirli bir saatte evde olacağını söylediysen, bir …

filler, şema terapi

Şemalarınızın Tutsağı Olmayın

  “Başkalarının beni tanıdıkça sevmeyeceklerini düşünüyorum.” “Tek başıma hiç bir işi …